Palamutbükü’nde Hıdrellez

palamutbükü gerence

Birkaç dakika sonra bir başka güzellikle karşı karşıyayız, Gerence. Kültürel yozlaşmanın bir işareti olarak görüyorum, bazı turizmciler veya turistler buraya akvaryum diyor. Burasının gerçek adını kullanmak daha güzel değil mi, birazdan anlatacağım gibi bu yöredeki insanlar için Gerence kültürlerinin bir parçası. Her zaman denizin rengi, ışık burada güzel oluyor, hoş fotoğraflar çekiyorsunuz. Fotoğraflarımdaki renklerin doğal renkler olduğunu belirteyim, fotoğraf makinamın ayarları oradaki doğal renkleri yakalamak üzerine ayarlı.

hidrellez-9

Gerence’de piknik yapanlarla Hıdrellez ziyaretine başladık, hemen girişte bir ağacın altında oturan Adnan Karaca ile selamlaşıp, yanına oturduk, eski Hıdrellezler ile ilgili konuşmaya başladık. Adnan beyden burasının geçmiş yaşamdaki önemini de öğrenmiş olduk. Yıllar önce bütün köy ( Yaka köyü ) burada toplanırmış, Harman sonrası toza batmış olan öküz ve ineklerini sahilden çıkan bir yavan (tatlı su ) suyla yıkarlarmış. Bütün köy denize de buradan girerdi diyor Adnan arkadaş. Sahile baktığımızda kumsalda güneşlenenleri gördük, artık buralarda deniz mevsimi açılmış.

hidrellez-10

Adnan Karaca bir ara traktörünün yanına gidip torba içinde badem getirdi, ben sağol falan dediysem de bunu bir tat hele deyince tattım, özel bir şekilde kavrulmuş bademlerden biraz alıp yedim. Fotoğrafta Adnan Karaca burada çıkan suyun yerini gösterip o günleri anlatırken görülüyor. Hemen kayanın dibinden denize sızan suyu görebiliyorduk, buradan denize girerseniz soğuk olur biraz ileride deniz daha sıcaktır diyor. Suyun bulunduğu yer havuz şeklinde kazılıp, bakraçlarla alınan sularla hayvanlar ve yazgılar yıkanırmış. metrelerce uzunlukta yazgı olurmuş her tarafta. Bir de keçiler kırkım öncesi ve sonrası bu suda yıkanırmış, tabii şimdi yasak artık yapılmıyor diyor Adnan arkadaş. Burası köylünün denize girme yeriymiş, herkes burada olurmuş. Eski Hıdrellezleri sordum, Yaka’da genellikle Dibek Zeytin denilen yerde davul zurna eşliğinde kutlanırmış Hıdrellezler, daha sonra Dibek zeytin ve Gerence’de kutlanır olmuş. Adnan Karaca eski birlik ve beraberliğin olmadığını vurgularken bu birlik beraberlik ne zaman bozuldu biliyormusunuz diye sordu ve  ” Arsalar değerlenip satılmaya başlanıldıktan sonra” diye de cevaplandırdı. Yani birçok şeyde olduğu gibi paranın getirdiği imkanlar o eski paylaşımları aratır olmuştu. Yine de bizim köy birçok yere göre birlik beraberlik konusunda iyidir ama eskiden çok farklıydı derken eskiye özlem duymamız aslında yeniliğe karşı olmamız anlamını taşımıyor diye düşündüm. O zor günlerde doğal olarak insanlar birlik olmak, birbirine destek vermek durumundaydı.

hidrellez-11

Adnan Karaca’dan ayrılıp yürümemize devam ettik, ilk karşımıza çıkan arkadaşlarla selamlaşıp, tanıştık, masalarına davet ettiler. Sındı Örencik’ten Fehmi Uğurlu, annesi Semiha Uğurlu, Mustafa Cihan eşi İhsani hanım, Hıdrellez kutlaması için gelmişlerdi. Masalarında yiyecekler, sohbet ediyorlardı. Mustafa Cihan buraya Nevşehir’den gelip yerleşmiş, astım hastasıymış burada sağlığına kavuşmuş. O da kendi geleneklerinden bahsetti; Hıdrellez’de yiyeceklerin ağzı açık bırakılırmış, yağın, unun, peynirin vs., bereketli olsun diye. ne kadar yenilirse o kadar bereket olur diye inanırlarmış. Mustafa bey bizim evlere gelen kişi yemek yemeden gitmezdi diyor. Mustafa beyle konuşurken Semiha teyze birşeyler demiş kaçırmışım; Üç gün hamuru içine birşey katmadan bekletirlermiş, üçüncü gün yağlı çörek yaparlarmış. Sandığa, değişik yerlere parçalar bırakılırmış bereketli olsun diye. Fehmi Uğurlu, 20-30 yıl öncesi Sındılılar Sındı girişinde Pilavcı boğazı dedikleri yerde toplanırlardı, sazlar, davullar çalınırdı diyor. 10 seneden beri de artık orada bir araya gelme yokmuş, şimdi olduğu gibi 3-5 kişi bir araya gelip değişik yerlerde kutluyorlarmış. Anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi Hıdrellez yarımadanın bir bayramı. Yeni bir başlangıcın olduğu gün, umutların, isteklerin gül dallarına, diplerine asıldığı, konulduğu bir zaman.

hidrellez-12

Mürüvet hanım ateşin başında, Batı Karadenizden (Bartın’dı hatırladığım kadarıyla). Bu gönlü zengin arkadaşlarla sohbete doyum yoktu, müsaade isteyerek kıyıya doğru yürüdük.

4 thoughts on “Palamutbükü’nde Hıdrellez

  • 8 Mayıs 2014 tarihinde, saat 13:29
    Permalink

    Muzaffer hocam köyümüzü ,geleneklerini ve insanlarını çok güzel tanıtmışsın .Çok teşekkürler.BU güzel anlatıma birde Palamutbükünün güzelliği eklenince her şey çok daha güzel olmuş.Ellerine sağlık .

    Yanıtla
  • 8 Mayıs 2014 tarihinde, saat 23:33
    Permalink

    harika olmuş hocam iyiki varsın bu güzellikleri ve eşi dostu sayende görüyoruz.teşekkürler.

    Yanıtla
  • 9 Mayıs 2014 tarihinde, saat 10:59
    Permalink

    Bizde size çok teşekkür ediyoruz hocam..:)

    Yanıtla
  • 9 Mayıs 2014 tarihinde, saat 16:18
    Permalink

    Muzaffer Bey, merhaba Hidrellez gununde siz ve Ekrem Bey ile tanismak cok guzel bir tesaduf oldu. yeniden bir sekilde karsilasmak uzere sevgi ile kalin,
    burcin

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.