Hurmalıbük – Lindos Koyu Yürüyüşü

lindos-yuruyusu-57

Orman yolu yine düzgün, bir zaman sonra yolumuz kesiliyor, iki at yolun ortasında, hareket etmeden duruyorlar. Yavaşça yaklaşırken dikkatliyiz, kaçmaya niyetleri yok gibi.

lindos-yuruyusu-58

5-10 m kala ormana doğru yürüdüler, arkadaki at, tehdit edici sesler çıkarıyordu. Yaşlanınca doğaya bırakılan atlar, Aktur taraflarında uzaktan görmüştüm, sürü olmuşlardı, yavruları da vardır sanırım. Öndeki at daha gürbüz, arkadaki bayağı sıskaydı.

lindos-yuruyusu-59

Akşam olduğu için kovanların önünden geçebiliyoruz, bundan önce de kovanlar vardı, çok yakınlarından geçtik, arılar kovanlara girmişti.

lindos-yuruyusu-61

Ve Datça Marmaris yolundayız, bundan sonraki kısmını aslında anlatmasam daha iyi olacak, akıllı bir insanın yapacağı iş değil. Buraya yürürken niyetim bir Datça minübüsüne binerek arabayı bıraktığımız yere kadar gitmekti ama yola çıkınca bir yürümektir tutturduk. Tabii yürümek deyince kimse Ekrem arkadaşımla yarışamaz, o vasıtaya kolay kolay binmez her yere yürüyerek veya bisikletle gidiyor. Böyle olunca yürümemiz ona doğal geldi. Karayoluna çıktığımız yerin karşı tarafında da bir yol var orası Çatı koyuna gidiyor.

lindos-yuruyusu-62

Ve Datça’nın o meşhur yolunda yürümeye başladık, bana yakın bir mesafe gibi gelmişti ama bayağı bir mesafe varmış. Kilometrelerce dağlarda yürüdükten sonra burada da yürümek artık biraz fazla oldu. Datça’nın en rampalı yolu, arabalar yanımızdan geçip gidiyor, kimse durmuyor doğal olarak. Bir tanıdık çıksa, seslense ne güzel olurdu, artık devir değişti, yollarda kalsan kimse bakmaz. Hava kararmaya başladı, bir Datça minübüsü korna çaldı ama el salladım sadece, artık inat etmiştim, bu kadar yürüdükten sonra.

lindos-yuruyusu-64

Virajda yürürken yerde gördüğüm bir gözlük, kimbilir nasıl bir öyküsü var, pek de iyi şeyler çağrıştırmıyor, biraz ileride de vasıtanın cam kırıkları var çünkü. Bir tarafı kırılmış, camları duruyor, yolun kenarındaki taş duvarın üzerine bıraktım.

lindos-yuruyusu-63

Ay da çıktı bu arada, şaka maka bu virajlı, rampalı yolda 1,5 saat yürümüşüz, arkadaşıma röntgen çektirmeme gerek yok dedim. ” Ciğerler ve kalp sağlam” nefesim hiç kesilmedi, ayağımdaki sakatlık biraz kendini belli etti. Gelecek zorlu yürüyüşlere hazırız, saat 18.30 da arabamıza ancak geldik, arabada çalan güzel bir müziklerle yorgunluğumuz gidiverdi. Yolda aklıma geldi, o gün eşimin doğum günüydü ve bir yerde yemek yiyecektik, ah dedim o zaman. Bir kır çiçeği toplar insan, işte böyle haylaz bir çocuk gibi yaşayıp gidiyorum. Sayfalarımı izleyen arkadaşlarım zaman zaman telefonla arayıp, teşekkür ediyorlar, çok hoş şeyler söylüyorlar. O gün yine bir arkadaş tam o virajları çıkarken telefon etti, Muğla’da yaşıyormuş, sayfalarıma bakmış, çok güzel şeyler söyledi. Çok teşekkür ediyorum, adını söylemişti ama unuttum, bu sayfamı görüp yorum yazarsa sevinirim.

Hurmalıbük – Lindos Koyu Yürüyüşü” için bir yorum

  • 19 Mart 2014 tarihinde, saat 13:38
    Permalink

    Öğretmenim, teşekkürler,teşekkürler……………………..Ellerinize,ayaklarınıza sağlık…….Datça’ya gelince , izin verirseniz sizinle tanışmak isterim.Datça sevgimi anlatamam,3-4 gün kalıp dönüyorum.Sonra çok özlüyorum,bir kaç ay geçince yine Datça yollarına düşüyorum..Geçen ayın 15 gibi mesudiye,yazıköy,sındı köylerini dolaştım biraz.NİSAN 23 gibi tekrar gelme niyetindeyim….
    Selam ve saygılar…..

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir