Datça’da Bahar Gezileri

mart-bahari-19

Betçe’de birçok kişi böyle hoş sohbet, kırk yıldır tanışıyormuşuz gibi. Hasan Basri Akyıldız’a çektiğim fotoğrafın iyi çıkmadığını söylediğimde, tipim  bozuk mu diye şakalaştı. Yok dedim güneş nedeniyle, yabancı aktörlere benziyorsun deyince, cavurlarla çok yaşadım dedi, gülüştük.. Şapkasız da bir fotoğrafını çektim. Kendisiyle barışık bir insan, yaşam dolu, görmüş geçirmiş. Bir ara hayvancılık yıllarından söz edilirken Hasan Basri Akyıldız hayvanları sulamak için Galamış’a götürürdük dedi. Galamış lafı Mehmet Kırlı’nın çocukluğunda yaşadığı bir anısını canlandırdı. Galamış ‘tan doğa yürüyüşlerinde birkaç kez geçtim, gür akan bir su kaynağı var, onunla çalışan bir su değirmeninin kalıntıları duruyor. Knidos zamanında da oradan su Knidos’a götürülürmüş, su yolunun bir kısmını belgelemiştim.

Mehmet Kırlı’nın Çocukluk öyküsüne gelince; 7- 8 yaşlarında babası eşeğe bindirip Galamış’ a git, ( Kalamış, bu yörelerde K harfi G ile söyleniyor ) değirmende un var, al gel demiş. Değirmene geldiğinde kimseler yokmuş, değirmeni çalıştıran yaşlı dede ve iki oğlu balığa çıkmışlar. Kendi anlatışıyla;  ” Vadım değirmen gıldır gıldır çalışıyo, hoşuma gitti, bir yere dokundum bozuldu.7-8 yaşında çocuğum daha, oraya giderim, buraya giderim, dokunduğum yere tekrar dokunurum bir türlü çalıştıramadım. Domuzluğa  indim evirdim, çevirdim bir türlü çalışmadı. Sonra sağa, sola baktım, balıktan gelirlerse beni döverler diye kaçtım. Ne oldu dedi babam, dedim değirmeni bozdum, sonra bir daha da oraya gitmedim. Bir defada Değirmenbükü tarafındaki değirmene gittim, orada da eşek depti. ” diye uzun yıllar unutamadığı anısını anlattı. Onu çok iyi anladım, buna benzer bir öykü de ben yaşadım çocukluğumda bir müsait zamanda anlatırım. ( Domuzluk: Değirmen altında suyun çarptığı çark.)

 

mart-bahari-20

Arkadaşımız Ramazan Kırlı’ya merhaba diyelim dedik, biraz ilerideki evine gittik, bahçede çalışıyordu. İşini bırakıp bizi davet etti, bahçedeki masada biraz sohbet ettik. Onun işi vardı, ben de böyle gezmeye çıktığımda bir yerde uzun süre oturamıyorum, izin isteyip, bahar gezimize devam ettik. Ramazan arkadaşımızın evine giderken Hasan Basri Akyıldız köyün merkezine doğru gitti. Arabasıyla her yere gidebiliyormuş, bir defasında marmaris’ten gelmiş, 5,5 saatte geldim dedi, biz şaşırdık o an.

mart-bahari-21

Yazıköy yolunda çiçekli badem ağaçları ilgimizi çekti, daha doğrusu kırılmış dallardaki çiçeklerin bolluğu. Üç ağacın dalları kırılmış, toprağa değiyordu, gövdeye tutunan az bir yerleri vardı. Öyleyken üzerleri çiçekle doluydu, yaşama tutunmak dedikleri bu olsa gerek. Geçenlerde esen kuzey rüzgarlarında kırılmış olmalılar.

mart-bahari-22

Arkadaşım fotoğraflarını çekerken biraz yürüdüm, ileride badem çiçekleri görünüyordu, altları dallama dediğimiz papatyalarla kaplıydı.

mart-bahari-23

Çok güzel görüntülerdi, geniş bir alanda badem çiçekleri ve papatyalar birlikte görsel bir şov sunuyorlardı.

mart-bahari-24

Kuşların ötüşleri yine en güzel nağmelerle kulaklarımızdaydı, benzer ötüşlerin arasında değişik ötüşler de olduğu oluyor. Bülbüller bu zamanlarda yavrulamak için bu topraklara gelirler, çin çin diye öten kuşlar da vardı. Hepsinin uğraşı aynı, baharla çok olmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.