Balıkaşıran Karia Yolunda Yürüyüş

karia-yolu-29

Kahvaltı molasından sonra biraz yürüyünce bu dere karşımıza çıktı. arkadaşlar kahvaltı yaparken buraya gelip fotoğraflar çekmiştim ve onlara bundan sonra buraya gelirseniz ilk molanızı bu çayın başında yapın dedim. Bunlar kaynak suları pırıl pırıl, içiliyor.

karia-yolu-30

Yeşil otlarla kaplı bir düzlüğe geliyoruz, sıcak yeşiller diğer yeşil tonların arasında çok güzel görünüyor.

karia-yolu-31

Burada da bizi sevimli köpekler karşılıyor, bizleri gördükleri için çok heyacanlılar. Ben şöyle bir şeye inanırım; bu çeşit hayvanlar sahibinin karekterini alırmış, dağlarda o kadar gezdim, saldıran köpek görmedim, bu yörelerin insanları da size dostça davranırlar.

karia-yolu-32

Çevrede gezen bir çok tavuk var, arkadaşlarımızın ilgisini çekiyorlar.

karia-yolu-33

Daha sonra karşılaştığımız Balıkçı Mehmet arkadaşlarımızla sohbet ederken. Buraya kadar geçtiğimiz koyların ismini biliyormusunuz diye sorduğumda, Balıkaşıran, Küçük Çatı ve burası Büyük çatı diye cevap verince ama biz bir çok koydan geçdik dedim. Aradaki küçük koyların isimleri yokmuş, burası Büyük Çatı, bundan sonra sırasıyla Ballıcabükü, Boynuzcuk, Gerence, Alafakı, Eksera koyu ve Çakal koyları geliyor. Arada isimleri olmayan veya bizim bilmediğimiz bir çok da küçük koy var.

karia-yolu-34

Balıkçı Mehmet’e bayan arkadaşlar buraya gelsek bize balık pişirirmisiniz diye sorduklarında Mehmet arkadaş neden olmasın yalnız bana yardım edersiniz dedi. Bir arkadaş omlet isterim ben deyince balık varken omlet mi olur diye takıldım.

karia-yolu-35

Bu geçtiğimiz yerde ağaçların suya düşen görüntüleri tablo gibiydi, böyle görüntülerde hep Bedri rahmi Eyüpoğlu’nu hatırlarım. hatırladığım kadarıyla “Ağaçların suya düşen görüntüleri kendileri kadar güzeldir ” diyordu kitabında ve bir tabloyu yaptıktan sonra ters çevirip bakmamızı öneriyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir