Anılara Yolculuk – Belenköy – Kargıcak Yürüyüşü

Akan sular burada bir gölet oluştururdu, bu kez küçük bir su birikintisi vardı. O gelişimizde de nergislerin fotoğrafını çekmiştim, o zaman çok fazlaydılar. Küme denilen avcıların yaptığı saklanma yerine burada da  rastladık. Su içmeye gelen kuşlara, yaban hayvanlarına pusu kuruyorlar Halbuki atalarımız su içene yılan bile dokunmaz dediğini taa küçükten büyüklerimizden duymuştuk. Bunlar vicdanları ve adalet duyguları yok olmuş kişiler.

Kaynaktan geldiğimiz kıyılara bakıyorum, çok güzel manzaralar.

kargıcak mevkii eski ev

Çamurla örülmüş duvarların dışı harçla sıvamış, duvarlarda çatlaklar var. Büyük ihtimalle toprak damlıydı. Teraslar ve yapının çok eskilere dayandığını düşünüyorum. Taş işçiliği düzgün.

Teraslardan yukarıya çıktıktan sonra yol düzgün, toprak yoldan Mağrin’e doğru gidiyoruz. Yolumuz üzerin detaş duvarla çevrilmiş arazilerin yanından geçtik. Yabancılar aldıkları arazileri hemen taş duvarla çeviriyor. Benim bir zamanlar hayran olduğum Mağrin’de yapılar yükselmiş. Burada antik bir çeşme var, yıllardır tanıttığım halde nedense ilgilenen olmuyor. Mağrin sayfalarımda var, Muharin, ( muhar su kaynağı demek ) söylene söylene kısalmış. Palamutbükü’ne yakın, araziler genelde Çeşmeköy’e ait ama çoğu satılmış bildiğim kadarıyla.

Mağrin’de su var, antik çeşmenin dışında birkaç kaynak daha var. Mağrin’den Belenköy’e giden toprak yola girdik. Geçmiş yıllarda birkaç kez yürümüştüm. Yol üstünde Bünyamin babasının yaptığı göleti gösteriyor,  yağmur suları birikiyor, bahçedeki ağaçları sulamak için kullanılmış. Şimdi sazlarla kaplı.

palamutbükü manzarası

Belenköy’e yaklaşırken Palamutbükü ovasının manzarası çok güzel, bademler çiçek açtığında bu manzara bambaşka olacak.

ocak ayında açan badem çiçekleri

Belenköy’de bizi badem çiçekleri karşılıyor. Güzel bir gün oldu, gezdiğimiz, adım attığımız her yer bugün daha bir anlam taşıyordu.

Anılara Yolculuk – Belenköy – Kargıcak Yürüyüşü” için 5 yorum

  • 28 Ocak 2017 tarihinde, saat 11:57
    Permalink

    Yürüyüş için ayağınıza sağlık Muzaffer Hocam ve Ekrem arkadaşım. Çekimler ve güzel gezi öyküsü için elinize, kaleminize sağlık.

    Yanıtla
  • 28 Ocak 2017 tarihinde, saat 12:02
    Permalink

    Efe’nin Ahmet derlerdi dedeme, bu taşev Dedemin kardeşim Korkmaz ile ikimize yadigarı idi.

    Yanıtla
  • 15 Ağustos 2018 tarihinde, saat 16:21
    Permalink

    OHH hayat size güzel. korkmaz kiralarda uğraşsın dursun tabi.

    Yanıtla
  • 15 Ekim 2018 tarihinde, saat 14:23
    Permalink

    Merhaba arkadaşlar!!
    Ben almanyadan devamlı Muzaffer hocanın
    Trip, yürüyüşlerini takip ediyorum!
    Ben maalesef Datça li değilim ama, o kadarda hastasıyım, anlatmama gerek yok, herşey meydanda!
    Bir şey sormak istiyorum ben!
    Gittiğiniz koy, madan Adası ne tarafa düşüyor?
    Google maps’te bir türlü bulamadım!
    Bana lütfen iza edermiş iz!
    Şimdiden çok sağolun!

    Yanıtla
    • 17 Ekim 2018 tarihinde, saat 01:17
      Permalink

      Aslında yürüyüş yazımda belli oluyor, Akdeniz tarafında Palamutbükü’nü denizden geçtikten sonra bir kaç koy var, Kargıcak’tan sonra. Biz ters taraftan gittik.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir