|
|
Bu sayfamda Datça'daki tarihi yel değirmenlerini işleyeceğim.Yarımada'nın gittiğim bir çok yerinde bu değirmenlere rastlıyorum. Bunlar özel şahıslara ait oldukları için bir şey yapılamıyor.Ancak bu kişilerden satın alınarak gerekli restorasyonlar yapılıp ziyaretçilere açılabilir . Tabii bu maddi kaynağı harcamayı göze alan bir mercih yok,böyle olunca da tepelerde bir anıt gibi duran bu yapılar yok oluyor.
i
Datça'da yel değirmeni dendiğinde ilk akla gelen yer Kızlan köyü oluyor. Datça'ya gelirken Kızlan köyü kavşağına gelmeden önce değirmenler görülüyor.Bunların bir çoğu bir tepenin üzerinde,bir kaç tanesi de daha düz bir alanda.Hepsi altıya yakın sayıdaki bu değirmenlerden bir tanesi Kaymakamlık tarafından restore edilerek kiraya verildi,şu an restoran olarak hizmet veriyor.
Restore edilen ve restoran olarak işletilen değirmen görülüyor.Bunun nasıl restore edilebildiğini yetkililere sorduğumda,bu değirmenin kamu arazisi içinde olduğunu;bu sayede restore edilebildiğini söylediler.Tabii bunların restorasyonu için gereken usta da çok önemli.Datçalı Ergin ustanın sayesinde bu değirmen ve Ilıcasu değirmeni restore edilebildi.Değirmenin içindeki aygıtlar çalışır vaziyette.


Restore edilen değirmenin hemen karşısındaki bu değirmen yabancı birisine ait diye biliyorum.Tamir edilmiş, ev olarak kullanılıyor.Bunun gibi Karaköy'deki değirmenin de akibeti aynı olmuş.Tabii özel mülk olduğu için dışarıdan çektiğim bir fotoğraf,bu kadar görüntüleyebildim.Aslında bu değirmenler restore edilerek burası da bir turizm merkezi olabilirdi.Şehrin dışında da olması müzik gibi konularda bir rahatsızlık da yaratmazdı.

Değirmenlerin yanından Kızlan Köyüne giden bir toprak yol var,oradan çektiğim fotoğrafda ev değirmen ve tepeye doğru ilk değirmen görülüyor.

Tepenin tam üstündeki değirmenler.Buradan bütün ova ayağınızın altında.

Aslında taş işçilikleri mükemmel,biraz çabayla ayağa kalkmaları mümkün. Ama üstleri açıkta kaldığı için hava şartları mekanik aksamlarına çok zarar vermiş.
Bir tanesinin içindeki incir ağacı bayağı büyümüş.
Buralarda kullanılan ağaçlar dut ve uzun süre bozulmayan ağaçlardan olduğundan bir kısmı duruyor.
Bir değirmenin içini gösteren bu fotoğrafları geömiş yıllarda çekmiştim.Şimdi nasıl bilmiyorum.Alt katta ocak ve diğer kısımlar görülüyor.
Yukarı katlara taş merdivenle çıkılıyor.

Şu an hangisi hatırlamıyorum içindeki mekanik aksam duruyordu.

Görüldüğü gibi ağaçlar dut ağacı.

Tabii bu değirmenlerdeki yaşamın ,yaşayan kişilerden dinlenerek öğrenilmesi çok hoş olurdu. Rüzgarın durduğu zamanlarda neler yapılıyordu,uzak yerlerden gelenler nasıl zaman geçiriyordu,merak ettiğim konular.



Bu yel değirmenleri bir çok turistik yörede amblemlerde kullanılıyor,oraların sembolü.Oralarda nasıllar merak ediyorum.

Tam bir tablo gibi.
i
Knidos'a giderken Çeşme Köy girişinde arka arkaya iki değirmen var.İçleri nasıl bilmiyorum.
i
Karaköy köyünün sahilindeki yel değirmeni,bir yabancı tarafından alınıp tamir edilmiş ev olarak kullanılıyor.Balkon bile yapılmış,arazinin etrafı da taş duvarlarla çevrili.Fotoğrafı yoldan geçerken çektim.Balkon olayı orjinalliği bozmuş.
Bundan sonra Yarımada'da rastlayıp fotoğraflarını çektiğim değirmenleri bu sayfada işlemeye devam edeceğim.Çevremizde neler varmış, neler oluyormuş insan gezince ve meraklı gözlerle bakınca görebiliyor.
|
Webmaster
|
|