Arkadaşlarım Burgaz'da dalgalar sonucu bazı küpler gördük falan deyince, bugün Burgaz'a gidip neler olduğuna baktım,bolca fotoğraf çektim.Burgaz ilkKnidos'un kurulduğu mevki ve bazı yerlerde kazılar devam ediyor.Burgaz'la ilgili bir sayfam şu an sitemde var.

Can beyle bahsedilen yere gittiğimde ilk gördüğüm bu taşlar oldu.Bir tanesi zeytin veya üzümün çiğnendiği taş .Daha önce Burgaz'ı kazan Prof.Numan Tuna biraz ilerideki şarap fabrikasını bize gezdirmişti.

Numan Tuna'nın ortaya çıkardığı şarap fabrikasındaki taş.
Son lodosla deniz bayağı yeri oymuş.



Küp biçiminde taş örülerek ve içi sıvanarak yapılan şarap veya yağın konulduğu bu deponun arkasındaki toprak gidince bu şekilde kalmış.Bunlar son fotoğrafları olabilir.

Bu depolardan yan yana 5 adet var.

Numan Tuna'nın kazısını yaptığı şarap fabrikasında bunlardan 3 tane var.Numan hoca zarar görmesinler diye içini mıcırla doldurmuş

Bunlar horasan harcıyla örüldükten sonra içi sıvanıyor.







Bu duvarlar dalgaların etkisiyle iyice meydana çıkmış.Depoların yanında tesise ait olduğunu düşündüğüm odalar var.




İki yapının arasında yol gibi bir boşluk var.


Antik Limanın kalıntıları biraz ileride görülüyor.Burası Knidos'un ihracat limanı imiş.

Dalgalar bayağı içerilere kadar girmişler




Bu arada sert bir rüzgar var ve rüzgar insanın kulaklarını üşütüyor.Çok hoş görüntüler görüp fotoğraflarını çekiyorum.

Limandan kalan taşlar denizin içinde duruyor,çok değişik bulutlar var,tam fotoğraf çekme havası.





Anemonlar her tarafı sarmış.

Bulunduğumuz yerden biraz ilerde bir azmak var.Antik dönemde burada bir kutsal alan olduğu belirtiliyor. Biraz ilerisinde bir su değirmeni olduğunu duymuştum,Can beye gel şuna bir bakalım dedim.

Sonunda bulduğumuz bu daireye yakın duvar örgüsü oldu ,Horasan harcıyla örülmüş duvar kalıntıları.Değirmen olabilir,antik kalıntılar da ,bilemiyorum.


Biraz ilerisinde de kazılmış bir çukur var?

Bunlar da daha önce sözünü ettiğim şarap fabrikasının iskelesinden kalan duvarlar.


Atölye duvarları bayağı geniş bir alanı çeviriyor.



Numan Hoca Buranın korunması,kapısının kapatılması için belediyeden rica etmişti,maalesef kapılar açık. Çünkü bu şarap fabrikası ülkemizde bulunan antik fabrikaların sayılılarından.İlerde restore edilebilir.
Deniz bayağı kum getirmiş yürürken zorlanıyorsunuz.

Tam gezimiz bitti derken Mehmet Emin bey geldi ve görmem gereken bazı şeyler olduğunu söyledi.O tarafa yöneldik. Buralar Gebekum denen mevki,büyük bir koy ve sahilleri kum.Maalesef bir çok kısmına site ve devremülk'ler yapıldı. Buraları ileride böyle görmeyebiliriz.

Azmağı geçince denizin ortaya çıkardığı duvarlar görüldü.

Üzeri harçlı taşlar
.
Ve Mehmet Emin Beyin görmem gerektiğini söylediği şey dalgalarca daha yeni ortaya çokmış ve ortasından bölünmüş yağ veya şarap depolarından.

İçinin muntazam bir sıvası var,aynı sıvayı Knidos'ta da gördüm.Kirece değişik malzemeler katarak betonlaşmasını sağlıyorlar.


Hemen yanıbaşında duvarlar var. Demek ki burada da bir şarap fabrikası veya imalathanesi varmışBöylece aynı çevrede böyle 4 adet imalathane çıkmış oldu.

Dalgalar 10,15 metre içeriye kadar toprağı oymuşlar.

Burgaz'da olduğu gibi yan yana odalar var.

Biraz ileride iskeleden kalma gibi taşlar var. Şarap fabrikalarının yanlarına gemilere yüklemek için iskeleler yapılmış.

Bu arada yine fotoğraflarla bu güzel görüntüleri sabitliyorum.İleride görülen Gemiler fırtına nedeniyle burada;kuzeyden esen fırtınalarda bu koya demirlerler.


Dönerken ilginç bir görüntüyle karşılaştım, burada oturan yabancılardan birisi üstünü çıkarmış , tanrı'ya yakarır gibi hareketler yapıyor. Datça'lılar Balıkaşıran'dan bu yana akıllı adam geçmez derler,anormal bir davranış gördüklerinde bu sözü hep söylerler. Doğru mu ne?
Mehmet Emin bey kamera kullanırken bayağı ciddileşiyor. Ne de olsa profesyonel.



Datça öyle zenginlikler saklıyor ki bunun farkında olan çok az.
Metin ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.
|

Muzaffer Özgen-Datça
Webmaster
|