
20 Mart Pazar günü Saranda Kalesinden indikten sonra Knidos'a gittik , orada görevli Ersoy arkadaşın kızı Ada , annesi tam ağzını silecekken dur dedim bir fotoğrafını çekeyim.Çok şeker Maşallah , uzun ömürler Ada , o ne bakış öyle

Knidos


Sedat hocamla Kuzey'e bakan askeri limanın önünde biraz etrafı seyrettik , o ara gözüm Kap Krio yarımadasının üst kısımlarındaki duvarlara takıldı , Sedat hocama oraya çıkalım mı dedim ve yanıt da olumlu olunca surlara doğru yürümeye başladık.

Kap Krio ( Deveboynu yarımadası ) önceleri bir ada iken doldurulan toprak kısımla ana karaya bağlanmış.Knidos'taki ilk yerleşimin burada olduğu söylenir , daha sonra antik dönemin varlıklı kişilerinin buralarda oturduğu söyleniyor.Knidos sayfamda geniş olarak bilgi veriyorum.Şimdiye dek defalarca Knidos'a gelmeme rahmen Kap Krio'yı 3- 4 kez gezdim o da belli bir kısmını.Tam gezebilmek için bir günü ayırmak lazım .

Bugün Kap Krio'da gezeceğimiz yer;Yarımadanın kuzey tarafındaki tepelerine çıkacağız. Ben buraya ilk kez çıkacağım , yıllardır Datça'da oturmasına rahmen bir çok kişi de çıkmamıştır sanırım. Limanın hemen yanındaki kulenin üzerinden geçiyoruz.Çok mükemmelce yapılmış silindirik bir yapı , büyük bir ihtimalle askeri limanı korumak amacıyla yapılmıştı.

Kuleden aşağı kısımlarda kıyı boyunca duvarlar var

Tepeye doğru tırmanırken arada bir geriye dönerek fotoğraf çekiyorum.

Asıl surlar buralarda , uzunlamasına devam ediyorlar , aslında Kap Krio oldukça ilginç bir yer ; her yerde taş duvarlarla örülmüş teraslarlar var.Fotoğraftaki Surlar büyük bir ihtimalle Hellenistik döneme ait

Metin ve fotoğraflar izinsiz ve www.datcadetay.com adresi belirtilmeden kullanılamaz. sayfayı sitenizde paylaşmak için sadece linkini veriniz. |