DiğerSayfalar
|
| |

Muzaffer Özgen-Datça
ressam48@gmail.com

Sayfalarda konuların işlenişine göre
Knidos sayfalarımın linkleri
|
Knidos'u görmeden Datça'yı gördüm deme
Ben bu sayfamda Antik dönemin bilim , sanat ve ticaret alanında tanınmış kentlerinden Knidos ile ilgili bilgi vermeye çalışacağım . Bu sayfamda Knidos'a yaptığım her gezinin ayrıntılı olarak anlatıldığı sayfalarımın linklerini de veriyorum .
Büyük Menderes vadisi , Dalaman çayı ,Ege denizi ve Batıda Babadağ , Bozdağ ve Honaz Dağı içinde kalan bölge Karia toprakları olarak geçer. Karia zengin doğal kaynaklara sahip verimli ovalar üzerinde bulunan bir bölgedir .

Karia sınırları içinde bulunan Datça yarımadası Ege adalarından gelen Dor'ların hakimiyetine girer. Dorlar Datça Merkeze 2 km uzaklıktaki Dalacak Burnundaki Burgaz mevkiinde Knidos'u kurarlar. M.Ö 4 . yy ortalarında 35 km uzaklıkta , bugünkü kalıntıların bulunduğu Tekir burnuna taşınılır.Bu taşınmada deniz ticaretindeki gelişmeler etkili olmuştur. Bu sayfamda bu taşınmadan sonraki Knidos'u anlatıyorum .
Bugün de Akdeniz'den Karadeniz'e giden gemilerin çoğu Knidos 'un yanından geçmektedir. O günün şartlarını düşünürseniz , yelkenle hareket eden gemiler için Knidos dinlenmek , erzak temin etmek veya ticaret malı almak için gerekli bir limandı. Kötü havalarda da sığınılacak bir liman.
Knidos'un yağmalanması
1858 yıllarında İngiliz Charles Newton devrin padişahından yetki alarak önce Komşu Bodrum'da kazılar yapmış ardından Knidos'a gelerek kısa bir zamanda her tarafı kazarak bulduğu bir çok eseri savaş gemilerine yükleyerek Londra British Museum'a götürmüştür. Knidos'u kazıp bulduklarını İngiltere'ye götürme işi bir yılda tamamlanmıştır. Bu hizmetlerinden dolayı kendisine sör ünvanı verilmiştir.Bu kazıları ile ilgili kitabı "A history of Discoveries at Halicarnassus ,Cnidus and Branchidae " isimli kitabı Google book'ta bulabilirsiniz.Tabii doğal olarak hızla bir şeyler bulup götürme çabası ile yapılan bu kazılar Knidos'a oldukça zarar vermiştir. Eğer izlemişseniz küçük bir yerin kazılması bile buluntulara zarar vermemek için yıllar almaktadır. Bu kazılarsa kazma kürekle yapılan kazılardandır. Bence define avcılarının yaptığından da farklı değildir.
Daha sonra Amerikalı Prof. Iris Love 1967 yılından 1977 yılına kadar burada kazı çalışması yapmıştır, Knidos'u gezerken göreceğiniz bir çok çukur Newton ve Iris Love'a aittir. Iris Love de Afrodit heykelini bulma derdine düşmüştür. Böyle bir bulgu onu Arkeoloji dünyasında ölümsüz kılacaktır. Dikkat ederseniz herkes kendi hırsının , menfaatinin gözü dönmüşlüğünde Bu eşsiz kente bir zarar vermiştir. Bulduklarının yanında verdikleri zarar bence daha fazla .Onların ilgisini bu kültürlerin korunmasından çok bu eşsiz eserlerin kendi ülkeleri müzelerine taşınması oluşturmaktadır.

Her taraf bu çeşit çukurlarla dolu .
Iris Love 'un kazı çalışmasına son verilerek Selçuk Ünivesitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji bölümü öğretim üyesi Ramazan Özgan Knidos'ta kazılara başlamıştır .Yanında eşi Chiristine Özgan'da var ( uzmanlık alanı antik çağ tarihi,coğrafyası, heykeli..).Knidos'ta 17 yıl kazı yapan Ramazan Özgan ve ekibinin kazı yapma ruhsatı bir kaç sene önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca iptal edilmiştir. Müfettişlerin incelemesi doğrultusunda olay mahkemeye intikal etmiştir, son durumunu bilmiyorum. suçlamalardan bir tanesi stoa'daki sütunların restore çalışması sırasında hatalı konulması nedeniyle yıkılıp kırılmasıdır.Burada daha bir çok suçlama var ama bunlar kesin olarak aydınlatıldıktan sonra yazılacak konulardır.

Bizler bir çok kez birilerini suçlarken veya savunurken duygusal olmuşuz-dur. Bilimsel düşünme okullarımızda hala verilmemektedir. Duyduklarımız , anlatılanlar bizde çokça etkili olmakta . Ben Knidos'ta gördüklerime bakıyorum, defalarca gittim ömrüm oldukça defalarca da gideceğim . Batıdaki en ilginç ve özel antik kentlerden birisi burada bulunuyor. Antik çağın en önemli ticaret , sanat ve kültür kenti. Demokrasinin ilk örneklerinin yaşandığı , şimdiki bir çok kente göre daha modern bir kent. Ve bu kente yapılanları gözlerimle görerek her defasında hüzünleniyorum.

Knidos'a giderken karsımıza çıkacak sapakları sarı renkle gösterdim.
Knidos'a ulaşım
Marmaris'ten gelişte Datça'ya 2 km kala reşadiye mahallesine geldiğinizde, Resadiye Kazım Yımaz ilkögretim okulunu geçer geçmez bir kavşağa gelirsiniz, doğru devam ederseniz Datça merkeze , sağa dogru giderseniz Karaköy, mesudiye , Palamutbükü ve Knidos istikametine giden yola girersiniz. Bir km kadar gidince yol ikiye ayrılır sağ tarafa giderseniz feribotun kalktığı Karaköy'e (körmen) gidersiniz. Bu kavşaklarda gerekli tabelalar bulunuyor.Biz sola gidiyoruz.. Bir müddet gidince yol ikiye ayrılır, sol taraf mesudiye, hayıtbükü'ne varır oradan da isterseniz kıyıdan Palamutbükü'ne ,devam ederseniz Knidos'a da gider fakat bu şekilde Knidos yolu uzar. Biz yol ayrımından sağa sapıyoruz , tabii çevremizdeki manzaraya diyecek bir şey yok. Çam ağaçlarının arasından Akdeniz'in lacivert sularını seyrederek bir müddet gidince köylerden geçmeğe başlıyoruz, hep düz olarak gidiyoruz isterseniz yol üzerindeki sapaklardan Mesudiye , Palamutbükü gibi yerleşimlere gidebilirsiniz. Yol üstünde yolumuza ilk çıkan köy Yaka ardından Yazıköy' ü geçiyorsunuz .Yazıköy'ü geçerken Akdeniz mimarisindeki taş evlerden ve daracık sokaklardan geçiyorsunuz .Yazı köyden 7-8 km kadar sonra Knidos geliyor .Knidos'a yaklaşırken yine birbirinden eşsiz manzaralarla karsı karsıya kalıyorsunuz .

Knidos deyince akla gelenler
Knidos antik çağın en önemli bilim ve sanat merkezi bir kentti . Knidos' lu Eudoksos Matematik , astronomi fizik alaninda çalışmalar yapıyordu. Devrin en ünlü Gözlemevi Knidos'ta idi , Eudoksos buradan yıldızları inceliyordu .( Bunda Datça yarımadasının parlak , nemsiz göğünün etkisi vardır sanırım.) George F.Bean'in "Karia "kitabında bahsettigi gibi"Güneş çapını dünyadan üç , aydan dokuz kat daha büyük olduğunu öne sürmüştü"
Dünyanın 7 Harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin mimari Sostratos da Knidoslu idi. Knidos'ta da eserleri vardır , doğru bir kazı yapılıp Knidos gün ışığına çıktığında bunlar daha belli olacaktır sanırım.Yaşadığı dönemin (M.Ö 4.yy) en ünlü heykeltraslarindan olan Praksiteles Atinalı olmasına karşın uzun yıllar Knidos'ta yaşamış, Knidos'un verdiği ilhamla bir çok ölümsüz esere imza atmıştır.Eserlerinin bir çoğu günümüze gelmemiş olsa da onlar hakkındaki bilgileri aslına uygun yapılmış kopyalarından alıyoruz.Bunların içinde en ünlüsü olan , "Knidos Aphrodite"heykeli günümüzde bile adı sıkça geçmekte , sanat kavramı olarak söz edilmekte
Knidos Aphrodite heykelinin kısaca öyküsü şöyledir ;Altı Dor şehrinden Kos, Praksiteles'ten Aphrodite heykeli ister. Praksiteles birisi çıplak , diğerinin üzerinde kıvrımlı kumaş bulunan iki heykel yapar.Kos giyinik olanı seçer, çıplak olan Knidos'a kalır. Heykeltraşlıkta İlk kez böylesine cesurca bir kadın vücudu işlenmiştir . Heykeli görmek için bir çok yerden insanlar Knidos'a gelirler, buradan geçen gemiler Knidos 'a uğramadan geçmezler. Mermer, insan vücudunun dokusunu en yakın veren bir yontu malzemesidir, bu çalışmaya uygun en güzel mermeri kullanan Praksiteles anlaşıldığı kadarıyla taşa bir ruh kazandırmış.
Yine Knidos'un en ünlülerinden biri "şarabı"Hazmı kolaylaştırıcı bir özelliği olduğu belirtiliyor. Doğu Akdeniz'den , Karadeniz'e , Atina'ya kadar Knidos şarabı gitmiş. Numan Tuna Hocamızın dediğine göre burada şarabın kalitesinden çok Pazarlama becerisi daha etkili olmuş. Bunları bu saydığım bölgelerde bulunan amforalardan anlıyoruz. Anforalarda Knidos'un mühürü ve Tüccarın adı yazıyormuş Değişik biçimlerde çok çesitli Kidos amforaları bulunmuştur.
Sizlere Knidos' u tanıtırken Knidos 'a girişten başlayarak sırasıyla yukarı teraslara doğru gideceğim.
Knidos , Mavide Uyuyan Güzel, Oktay Sönmez
Knidos'a 3 km kadar yaklaştığınızda yolun sol tarafında denize bakan kısmında bir yerleşimle karşılaşıyorsunuz . Bir kısmı tepenin etrafında. Daha önce yapıların düzgünlüğüne ve anıtsallığına bakarak bunlarin resmi amaçlı bir yerleşime ait olduklarını düşünmüştüm. Oktay Sönmez , yazmış olduğu "Mavide Uyuyan Güzel Knidos" kitabında Nekropol'den (mezarlık) bahsederken "Knidos Nekropolünü arkeologlar antik dünyadakilerin en büyüğü olarak tanımlıyorlar .Knidos'un doğusunda ayrı bir kent var sanki." diyor ve Temenos'un (bir veya daha fazla tapınak ve dinsel yapıyı içine alan etrafı peribolos denilen duvarlarla çevrili kutsal alan) doğuya doğru giden ana yolun kenarında tarif edildiğini belirtiyor. Işte benim Knidos'a tahminen 3 km kala görüp gezdiğim yapıların ; mezar yapıları ve içlerindeki kutsal alanlar olduğunu bu son gezimdeki incelememde daha iyi anladım. Bu arada Izmir'de Arkeolojik kitaplar ararken rastladığım "KNIDOS Mavide Uyuyan Güzel"kitabı için Oktay Sönmez'e ne desem az. Çok az kaynağın bulundugu bir konuda böyle bir kitap yazması çok hoş olmuş . Zaman zaman Roman, bazen belgesel bezen de Gezilen bir yerin anlatımı şeklinde ilginç bir kitap. Knidos'ta Gezdiğim yerleri gözümün önüne getirerek , Oktay Sönmez'in hissettiklerinin bir kısmını ben de hissederek okudum .Biraz da kıskandım orada geçirdiği zamanlar için , aynı güzele aşık olmuş iki aşıktan biri gibi. Kitap Arkeoloji ve sanat yayınları-2007 4. baskısıydı
KNİDOS'U GEZMEK
Sayfalarımın devamını tıklarsanız Knidos'u giriş kısmından başlayarak adım adım gezdirip gerekli bilgileri vereceğim. Knidos Datça'da benim en çok ilgi duyduğum yerlerden , devamlı gidip fotoğraflar çekiyorum ve sayfalarımda izleyicilerimle paylaşıyorum.
Metin ve fotoğraflar izinsiz ve www.datcadetay.com adresi belirtilmeden kullanılamaz.Sayfayı web sitenizde paylaşmak isterseniz sadece linkini veriniz. |
|
|
|