|
| |
Muzaffer Özgen-Datça
ressam48@gmail.com

|
14 Aralık tarihinde arkadaşım Sedat kaya ile birlikte Emecik köyü arazileri içindeki Meriç'e doğru yola çıktık.Emecik köyünü geçtikten sonra sol tarafta bir çeşme var.Çeşmenin yanındaki yola saptık, benim bu yola 3.kez girişim.Diğer gelişlerimde bahar ayıydı ve bu yol üzerinde çokça arı kovanı vardı.Aslında doğa yürüyüşleri için ideal bir parkur.

Belirli bir mesafeden sonra inişe geçiyorsunuz bu kısımda yol biraz kötü, arabalar için söylüyorum.Sahile inince yol sağa ve sola ayrılıyor, sağa giderseniz Alavara'ya sola giderseniz Meriç'e gidiyorsunuz.

Çevremizde sıra sıra dağlar, ormanlar çok güzel manzaralar oluşturuyor.

Meriç'ten sola doğru giden bir yol var. Arabayı yolun başında bırakarak bir kilometre kadar yürüdük. Amacımız Kızılağaç denen mevkie çıkmak.

Bulutlu bir hava var , yukarılara tırmandıkça inanılmaz güzellikte bir manzara karşımıza çıkıyor.


Yolun bu kısmında çam ormanlarının içinden geçiyoruz


Burada karşımıza bir kapı çıkıyor, bu kapılarla daha önce de bir çok kez karşılaştım.Hayvanlar araziye bırakıldıktan sonra kapı kapatılıyor .Bu gibi yerlerde genellikle başka çıkış yeri olmadığı için otlamaya bırakılan hayvanlar başlarında kimse olmadan arazide özgürce geziyor.Çok eskilerden gelen bir yöntem.

Kızılağaç denen bölgeye geliyoruz.Datça'da bu isimde bir kaç yer var ;en son Karaköy arazileri içindeki Kızılağaç'a gitmiştim. Karşımıza ilk çıkan çitlembik ağaçlarına bakarak "Buraya Kızılağaç ismi bu ağaçlardan dolayı verilmiştir" diyoruz.


Oldukça yaşlı ağaçlar var , bir zamanlar buralarda yaşayanlardan kalan izler.

İleride emecik dağı, burası bir çok yerden görünmeyen yüksekte bir düzlük , tepelerin arasındaki bu düzlük tarım yapmaya , hayvan otlatmaya çok müsait.Eski zamanlarda en büyük tehlikeler denizden gelirmiş, burası korunaklı , güvenli bir yer.
|
|
Resim ve metinler izinsiz ve www.datcadetay.com Adresi belirtilmeden kullanılamaz.Web sitenizde paylaşmak için sadece linkini veriniz.
|
|
|