Diğer Sayfalar
Knidos
Kap Krio
Burgaz
Antik Tanımlar
Eski Datça Mahallesi
Datça'da görülecek yerler
Ilıcasu su değirmeni
Datça plajları
Kumyer Kalesi
Kemer Köprüsü
Doğa yürüyüşleri
Datça Etkinlikleri
Datça Resim Şenliği
Datça'da bahar
Soğksu vadisi
Datça Değirmenderesi
Datça Köyleri
Datça'da Bahar
Datça Haritaları
Önemli telefonlar
|
|

Webmaster
Muzaffer Özgen - Datça
muzafferozgen48@hotmail.com

Doğa Yürüyüşleri İle ilgili Videolarım
|
Yürüyüş yaparak sağlığını korumak isteyenler için Datça bulunmaz bir yer. Doğa ile başbaşa hem dinlenirsiniz hem de sporunuzu yaparsınız . Datça'nın temiz havasını soluyarak yapılan bu yürüyüşler bir de arkadaşlarla yapılırsa daha da güzel olur. Ben bu yürüyüş parkurlarından merkeze yakın olanlarından başlayacağım. İlk olarak Sevgi Yolu dediğimiz yoldan yürümeye başlıyoruz , Öğretmen evinin hemen bitişiğinden .

Bu yol ören yeri Burgaz'a kadar gidiyor.

Burgaz'dan sonra sahili takip ederek istediğiniz kadar yürüyebilirsiniz bu sizin kondisyonunuza ve ayırdığınız zamana bağlı . Burgaz 'dan sonrası patika yol-ardan oluşuyor.


Diğer bir parkur: Burgaz'dan sonra sola dönerek Kızlan arazilerinden geçen toprak yol , bu yolun sonu yel değirmenlerine çıkıyor.

Tarlaların , bahçelerin arasından geçen bu yol da doğayla başbaşa kalınarak yapılan yürüyüşler için ideal . Özellikle baharda çevredeki görüntüler apayrı bir güzellikte.

Diğer bir parkur Kızlan köyünden Gereme denilen yere kadar uzanıyor. Buralarda da doğayla başbaşa, kuş seslerini dinleyerek yürüyüşünüzü yapıyorsunuz .Gereme yarımadanın Ege tarafında yolunuza biraz daha devam etmek isterseniz çam ağaçları arasından Ege'nin berrak sularını seyrederek güzel bir zaman geçirirsiniz .

Şimdi sözünü edeceğim parkur,Hızırşah köyü'nün arazilerinde . Köylülerin Pirenlik dedikleri bir bölgeden başlıyor. Buraya arabayla gelip buradan yürüyebileceğiniz gibi, Hızırşah köyünden de yürüyüşünüze başlayabilirsiniz. Mesafeyi ayarlamak size kalmış , bütün gün yürünse bile sonu gelmeyen bir uzunlukta .
Hızırşah Köyü dağlık konumu nedeniyle çok hoş manzaralara sahip.

Kısık denilen yere geliyorsunuz,önünüzde derin bir vadi var , Kartal vadisi denilen bu vadide doğa yürüyüşleri için bulunmaz bir yer. Bu kapıyı andıran kısımda karşılıklı iki kaya var, bayağı yüksek ve dik .Hatta ilk gördüğümde dağcılar uzağa gitmesinler demiştim. Kartal vadisi ama hiç kartal görmedim . Tabii zamanında olduğu kesin,bir zaman bir kartalın hayatını kurtarmıştım.
Yolun sağ tarafında bir dere yatağı var,kışın buradan kuvvetli suların aktığı belli oluyor. Değişik ağaçların arasından , kuş seslerini dinleyerek yol alıyorsunuz.

Bir zaman yol ikiye ayrılıyor, bu sapağın hemen yanında bir sarnıç var ama bulmak için keskin gözlere sahip olmak lazım;ağaçların arasında .Üzeri toprakla kaplı ama içi bayağı iyi yalnız su tutmamış , dip kısmında bir sorun olabilir veya yağmur sularının girdiği delikler tıkanabilir, inceleme fırsatımız olmadı.
Sol taraftaki yola girerseniz , köylülerin ağaçlama dedikleri orman alanına gidiyorsunuz , her taraf çam ağacı . Piknik yapmak için gelenler oluyor, bir de arıcılarla karşılaşıyorsunuz .Sağ tarafa saparsanız mesudiye köyüne kadar giden bir yol.
Reşadiye mahallesinde de çok güzel yürüyüş parkurları var, çınarlı meydandan yukarlara tırmanarak giden toprak bir yol var, badem ve zeytin ağaçlarının ara-sından geçiyorsunuz . Manzara müthiş , bütün Datça ayaklarınızın altında , bu parkurlar da yürüyüyüşün mesafesini ayarlamak size kalmış.

Reşadiye mahallesindeki eski taş evler yöreye ayrı bir güzellik katıyor.

Önereceğim bir başka parkur merkezden Kargı koyuna doğru yürüyüşünüzü yapıyorsunuz .Yolun sonunda Kargı'ya yaklaştığınızda aşağıda göreceğiniz manzara bütün yorgunluğunuzu bir anda alacaktır. Bu yürüyüşe askeri lojman-ların önünden veya Limandan da başlayabilirsiniz.

Bu parkur da Limandan başlayabilir.Taşlık plajını geçerek Azganlı plajına doğru gidiyorsunuz.

Burası özellikle akşam yürüyüşleri veya kısa mesafe isteyenler için ideal . Bir çok güzelliğin içinden geçerek yol alıyorsunuz . Baharda orkideler, laleler bir çok değişik çiçek buralarda açar .
Topan ada dediğimiz ada'ya kadar geliyorsunuz , yukarlardan çevredeki manzarayı yudumlayarak dinleniyorsunuz .

Karaköy değirmen deresi de bugün bizzat denediğim güzel bir parkur , yürü-mek için uygun bir yol . Bir vadiyi seyrederek gidiyorsunuz ,vadide arka arkaya sıralanmış su değirmenleri var.
yürüyüşün süresini ayarlamak size kalmış , isterseniz bir yerden dönerek ara-cınıza gelirsiniz. Aracınıza diyorum çünkü Karaköy'e gelmek için bir araç gerek ,merkezden 8 km uzaklıkta . Bu doğa yüyüyüşlerinde bir sırt çantası ve içinde su da dahil gerekli araç - gerecin bulunması iyi oluyor. Bu parkur ile ilgili daha geniş bilgi ve fotoğraflar için tıklayınız.
Soğuksu Vadisi

22 Kasım 2009 da yaptığımız Doğa yürüyüşü ile bu parkuru öğrenmiş oldum .Sabah saat 9 gibi yürüyüş yerine gittik , gidiş ve dönüş dört saate yakın sürüyor.Parkur sadece yürüyerek geçilebiliyor, araba yolu yok .

Endemik Datça Hurması'nın ana vatanı burası.
Birbirinden güzel koylara gidiliyor. Bu gezimi ayrıntılı bir şekilde anlattım .İzlemek için tıklayın.
Karaköy Yürüyüşü
Karaköy Yürüyüşü diye başlık attım ama Karaköy'de doğa yürüyüşü yapmak için bir çok parkur var,bu sadece onlardan biri.Aralık ayının ilk günlerinde yaptığım bu yürüyüş fazla yorucu değil , hem sağlık açısından hem de görsel açıdan çok güzel oldu. Karaköy'ün kıyıları kuzey'e baktığından Kuzeyden esen rüzgarlarda rahatsız edebilir,tüm yürüyüşlerde olduğu gibi meteorolijiyi takip etmekte yarar var.Yürüyüş yaptığım gün hava sakindi,baharı andıran bir havada fotoğraf ve videolar çektim.
Yürüyüş yolu dağlık kısımda patika şeklinde ama rahatlıkla yürünebiliyor. Bir çok yerinde aralık ayında açan papatyaları gördüm .

Ege Denizi ve Gökova körfezini seyretmeye doyum olmuyor.Bu arada yolda biraz dikkatli olmak gerekiyor,manzaraya bakacağım diye kayabilirsiniz.

Yürüyüşüm bu güzel koylara yaklaşırken son buldu, gelecek günlerde kaldığım yerden devam edeceğim. Bu gezimle ilgili ayrıntılar ,fotoğraf ve videolar için tıklayınız.
Yazı Köyü- Değirmen Bükü

Bu Parkur için merkeze 28 km uzaklıktaki Yazı köyüne gelmeniz gerekiyor .

Yazı Knidos' tan önceki son köy. Değirmenbükü yazı köyü arazisi içinde Yarımada'nın Ege tarafına bakan kısmında Knidos'tan önceki en büyük koy . Vasıtanızı köyde bırakıp Değirmenbükü'ne doğru yola çıkabilirsiniz .

Bir çok doğal güzelliğin içinden geçerken tarlasında çalışanlarla , arıcılarla da karşılaşıyorsunuz . Her taraf madem ağacı.


Bu arada Yolunuzun üstündeki Knidia çifliğini de ziyaret edebilirsiniz . Eşsiz bir vadinin içinde doğa ile uyumlu bir çiftlik .

Yazı Köyden Değirmenbükü 5 km ye yakın bir mesafede . Bu koyda piknik yapıp dinlenebilirsiniz.

Yazıköy'den değirmebüküne gidilen ikinci bir yol da Knidos'a doğru giderken Yazı Köy'ü geçer geçmez , sağ tarafa giden toprak bir yol var.

Bu yoldan kapıtaşı denilen mevkiye varılıyor , çok güzel sahillere sahip bir yer.Yol üstünde antik kalıntılara da rastlanıyor.
Palamutbükü - Bükceğiz koyu
Bu yürüyüş yolu da doğal güzelliklerle dolu ve herkesin yürüyebileceği bir kulvar. Palamutbükü'ne geldikten sonra Limanı biraz geçince sağ tarafa kıvrılan dere yatağı şeklinde bir yoldan gidiliyor.

Bir müddet sonra sol tarafa giden dar toprak yola giriyorsunuz.

Karşınıza yörede marin denen bu bölgedeki antik çeşme çıkıyor , suyu da gayet güzel.

Hiç bir yere sapmadan yolunuza devam ettiğinizde Yörede Bükceğiz diye anılan bu küçük koya varıyorsunuz .Yüzmek için de ideal , sahili kum.

Metin ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. |
|