DATÇA DEĞİRMEN DERESİ I
Datça'da değirmen deresi diye anılan bir kaç yer var ve adı üstünde buralarda arka arkaya su değirmenleri var . Bugün gideceğim Hızırşah -Karaköy köyleri arasındaki değirmen deresi . Bir vadi var ve buradan yağmur suları akıyor , herhangi bir devamlı akan , kaynayan su yok. Bu değirmenlerle ilgili Rahmetli Nihat Akkaraca bayağı araştırma yapmıştı . Ben de ne zamandır buraları görmek istiyordum kısmet bugünmüş.

Değirmen deresini gezmek için rehberim Mehmet Ermiş ile buluşmak üzere Karaköy'ün yolunu tutuyorum . Karaköy Datça yarımadasının Ege tarafında bir köy, Körmen limanı diye geçen limanından Bodrum-Datça feribotları kalkıyor.

Mehmet arkadaşla buluştuktan sonra Karaköy limanını geçer geçmez soldaki yola saparak Değirmen deresi gezimiz başlamış oluyor.Bu kısımda vadiler arasından ve hoş manzaralar içinden geçerek gidiyorsunuz.
Zeytin ve badem ağaçları ile kaplı hertaraf.

Kısa bir süre sonra ilk Değirmenle karşılaşıyoruz.Rehberimin demesi bu değirmen"Diakoğlu" değirmeni.Bir çok kısmı yıkılmış.
Suyun aktığı kısım,bu değirmen bir yabancıya aitmiş.

Suların aktığı dere şu an kuru ,kışın buradan bayağı kuvvetli sular akarmış.Değirmenlerin olduğu devirde de su Haziran ayına kadar akmaya devam edermiş.
İkinci rastladığımız değirmen Rahmetli Öğretmen arkadaşım Şefik hocalara aitmiş.Burada vadi bayağı yüksek değirmen karşı tarafta,bu yüzden uzaktan fotoğrafını çekiyorum.İki değirmen arasındaki mesafe bir km yok.
Buralarda derenin aktığı vadi görünüyor.
Rehberim Mehmet bey,arkada görülen yolu takip edeceğiz.
Bir müddet gittikten sonra rastladığımız değirmen Mustafa Ali değirmeni imiş.Geziden sonra Karaköy kahvesinde Mehmet arkadaşla bir çay içtik,o sıra oraya gelenlerden biri Mustafa Ali'nin oğlu imiş.Bu değirmenlerin yabancılar tarafından yapıldığını,Türklerin daha sonra bunların bazısını tamir ederek çalıştırdığını söyledi.1944 lü yıllardan bahsetti.

Bu değirmenin fotoğrafını çekerken ilerdeki değirmen de görülüyordu.
Arkada Datça'nın en yüksek dağı olan koca dağın görüntüsü de manzaraya ayrı bir güzellik katıyor.
Bu değirmenin adı Kadı değirmeni imiş.Fakat Rahmetli Nihat Akkaraca'nın bloğunda bu değirmenin fotoğrafı var.O buna Aleko değirmeni demiş ki ,araştırmıştır mutlaka.30 aralık 2007 de çekilen fotoğrafta değirmende görülen bu yıkık kısım yok,sapasağlammış.Nihat ağbinin yazdığına göre Aleko Karaköy'ün ağası imiş.
Bu şekil değirmenlere ilk kez rastladığım için bana ilginç gelen ,değirmenlerin suları bu yükseltilmiş kısımdan aşağı akıyor ya,dere aşağıdan akıyor su buraya nasıl geliyor oldu .Mehmet Bey'in açıklaması ;ilerde kademenin yüksek olduğu bir yerden suyun buraya akması sağlanıyormuş.

Taşların tutturulmasında kullanılan harç ,kireçten elde edilen bir harç .Eski Datça evlerinde de bu malzemeyi görüyorum.
Kadı değirmeninde suyun aktığı kısım.
Aşağıdan değirmenlere giden yol,biz buradan daha yukarıdaki bir yolu tercih ediyoruz.

Bu yollardan arabalar geçiyor ama riskli bir yol.
5.Değirmenimiz uzaktan göründü,Kemer değirmeni,oyuk olan kısmında bir kemer var.
Bu arada çalışma odamın penceresinden her gün seyrettiğim Kocadağ hep gözümüzün önünde.

Bu arada fotoğrafları yüklerken Kemer değirmenindeki bu ilginç görüntü de sürpriz oldu,bir insanın profilden görünüşü.Ne demek istiyor acaba!

Değirmenin su oluğu oldukça uzundu.
< >
Yola devam,etraftaki sessizliği kuş sesleri bozuyor.Burası aynı zamanda ileride doğa yürüyüşleri için iyi bir parkur olur,korunabilirse tabii,geniş araziler alınıp çevrilmiş ve yapılılaşmalar başlamış.

6. Değirmen Muratoğlu su değirmeni,şimdiki sahibi depo olarak kullanıyor.
İçinde eşyalar falan olduğu için uzaktan fotoğrafını çektim.Bu arada Rahmetli Nihat Ağbi'nin bloğuna bakarken ,değirmen (dermenderesi)ne yaptığı bir gezi dikkatimi çekti.O olsaydı bu konularda ne bilgilere ulaşırdım kimbilir.Bu değirmenle ilgili şunları yazmış:
"İleride bu değirmenler hakkında uzun uzun yazacağım. Vadinin daha yukarılarında bunlardan daha ihtişamlı su değirmenleri var. O değirmenlerden biri de Karaköylü Muradoğlu’nunmuş. “Muğla’da vali olacağına Datça’da değirmenci ol” dedikleri yıllarda Muradoğlu, Eski Datça’nın en güzel kızı Salise'ye talip olmuş ve onunla evlenmiş. Kızın diğer talipleri şaşırıp kalmışlar. Kızını bir çuval unun hatırı için verdiğini anlatan bir mani bile yakmışlar, kızın babasına:
Ekmek Attım fırına
Bişmedi galdı yarına
İmamalisi Gızı vemiş
Bi çuval kokar una.
Kızın Babasının adı İmam Alisi, yani İmamın Ali. Maniyle demek istemişler ki, güzelim kız, bir çuval unun hatırına gitti. Ya... İşte böyle!Değirmenler o yıllarda o kadar önemliydi ki…(NİHAT AKKARACA -nihatakkaraca.blogspot.com)
< >
Burada yol patika halini alıyor.
< >

Yedinci değirmenimizin ismimi Rehberim bimiyor,Arkadaşlar bulacaklardır.

< >
Kocadağın eteklerinde evler görülüyor.


Bu son değirmenlerin su akan kısımları daha sağlamca.


Bütün su değirmenlerinin kulemsi kısmının altında değirmen kısımları var,büyük bir kısmı harap olmuş,suyun aktığı kısım ve bir çoğunda ocak belli oluyor.Rahmetli Nihat Akkaraca bu konularda bayağı araştırmalar yapmıştı,değirmenlerde geçen zamanlarla ilgili.Buralarda günlerce beklenildiği olurmuş.

Son değirmenimiz görüldü,buraya kadar tahmini 10 km likbir parkur var.Yürümek için yol oldukça elverişli.Son değirmenimiz Hızırşah Köyü arazisinde,Köylülerin Puslular dedikleri bir mevkide.Nail Kaya su değirmeni.

Bu değirmen diğerlerinden farklı;hem daha büyük ve daha sağlam kalabilmiş hem de çift oluklu.Olukların altında ayrı değirmen taşları varmış.Suyun gittiği kanal da çift gidişli.




Değirmen kısmında ortada duran boşluk ocak.

Aşağıda akan derenin suyunun belirli bir seviyeden bu yüksekliğe gelmesi sağlanıyor.

Yukarıdan gelen suyun geldiği oluklar bu değirmende duruyor.

değirmende kullanılan suyun tekrar dereye döndüğü kısımlar.Çift oluklu bir değirmen olduğu için bunun yanında bir tane daha var.

akan suyun izi hala belli.


Değirmenden karayoluna tırmanıyoruz,bu kısım bayağı çalılık.

Çıktığımız yol Mesudiye yolu,karşı tarafında benim daha önce tırmandığım;tepesinde kale bulunan Yarıkdağ var.

Yolun bu tarafı yarımadanın Marmaris tarafına gidiyor.Bu parkurun bir kısmı araba ile de alınır ama Jip gibi bir araç gerekli,sonra kışın yağmurlarda yol bozulabilir.Yürüyüşe bizim son geldiğimiz nokta olan Puslular'dan başlanılabileceği gibi,Karaköy tarafından da başlanabilinir.Her ikisinde de bir aracın sizi bitim noktasında beklemesi gerekir,özellikle Karaköy'den başladıysanız.
Bu arada Mehmet arkadaşıma da teşekkürler,hatırımı kırmayarak Datça'da hoş bir zaman yaşamamı sağladığı için.
| Fotoğraflar ve metinler izinsiz kullanılamaz. |
|

Muzaffer Özgen -Datça
Webmaster
|