
3 Aralık 2010 tarihinde Datça yerel tarih Derneği Başkanı Akın Pilavcı ile birlikte Yazı Köye gittik. Akın Pilavcı Eski soförlerden Ali Balcı ile konuştu ben de konuşmaları videoya aldım. Palamutbüküne dönerken Çeşmeköy'ü bir müddet geçtikten sonra Akın bey arabasını kenarıya çekerek " Yakamuhar'ı biliyormusun " diye sordu . Böyle bir kelimeyi daha önce duymamıştım " hayır "deyince " Gel o zaman madem buralara kadar geldin , sana orayı göstereyim " dedi ve ağaçların arasına daldık.

Yakamuhar yörede bu bölgeye verilen ad, her taraf badem ağacı.

Bu gezi hesapta yoktu , Akın Bey'i de normal ayakkabılarla tarların içine sokmuş olduk ,daha ilerilerde arazi sertleşti yürümek biraz zor oldu.Akın Pilavcı da yakamuhar'a gelmeyeli 20- 25 sene olmuş , yürürken " acaba bulabilirmiyim " diye mırıldanıyordu. Ben peşinden sessizce geliyordum ama artık yakamuhar'ı görmeden gidermiydim! Yörede daha da kısaltılarak " yakamar " diye söyleniyor. Muhar kaynak anlamına geliyor , buralarda bir su kaynağına doğru gideceğiz.

Önümüze harabe haline gelmiş bir geleneksel Datça evi çıkıyor, tek göz ev olarak bilinen ev biçimi. Üzerleri düz toprak bir çatıyla örtülü. Bu evi fotoğraflamışken bu evler hakkında bilgi vereyim.Bu çeşit bir çok ev fotoğrafladım bazıları hala kullanılır vaziyetteler.Kendi gözlemlerimle bir şeyler yazdım , bugün bu konuda Datçalı Yüksek Mimar Can Kaya'nın bölgede yaptığı araştırmalara dayalı çalışmasından bölümler alarak bu evler ile ilgili bilgiler vereceğim.
Mimar Can Kaya çalışmasında :Datça yarımadasında genel yerleşim dokusunu yerli halkın deyimiyle tek göz oda ya da tek göz ev olarak bilinen tek mekanlı taş malzemeden yapıların oluşturduğunu belirtiyor. Yine bu çalışmaya bakarak fotoğraftaki görüntü hakkında bilgi sahibi oluyoruz." Çatı Konstrüksiyonunun birincil taşıyıcı elemanı olan anakirişin üzerine ve kirişe dik yönde 40-60 cm aralıklarla mertekler dizilir.

Bunların üzerine çığ ya da kargı olarak adlandırılan 1-3 cm yuvarlak kesitli sazlar serilir.Sazların üzerine zakkum yaprakları yerleştirilir.En üst katman ise horasan adı verilen killi toprağın serilmesiyle oluşur." diyerek çatı ile ilgili bilgiler vermekte.

Akın Bey'in demesi eve sonradan bir ilave yapılmış ( sağ tarafta geride kalan kısım.)Nüfusun artması veya evden birisinin evlenmesi gibi nedenlerle ilavelere gidiliyormuş.

Kullanılan ağaç malzeme genellikle palamut ağacından yapılma.

Can Kaya'nın da çalışmasında belirttiği gibi bu yapıların karekteristik yanlarından birisi de yapının dar kısmındaki baca ve bu bacanın iki tarafında pencerelerin yer alması."
"Evlerin kısa cephelerinde, öne doğru 15-20 cm çıkıntı yapan ve prizmatik kütleye hareketlilik kazandıran baca, çatı seviyesine ulaşmasına 50-70 cm kala önce her iki taraftan 15-25 cm kadar daralır ve çatı seviyesini 60-80 cm geçerek sonlanır.Can Kaya"

" Çekirdek konut diye adlandırılabilecek bu evlerde ana birimin boyutları, teras çatıyı taşıyan ahşap ana kirişin (genellikle katran veya palamut ağacı ) ve merteklerin boyuna göre değişir.Uzunluk 4 m yi geçerse ana kiriş iki parçadan oluşur ve birleşim noktasından ahşap bir kolonla desteklenir.Can Kaya"

Sındı köyü Ağa Konağında çektiğim fotoğrafta yukarıda Can Kaya'nın bahsettiği durum görülüyor.

Bu yapıda dar kısımdaki pencerelerde ahşap kirişler yerine bu şekilde iki taş kullanılmış.Bu taşlar daha sonra da konmuş olabilir.

Geleneksel Datça evlerinin bir çoğunda olduğu gibi bu yapıda da taş malzeme çamur ile birbirine tutturulmuş.Dış ve iç duvarlarda kireç harcıyla yapılmış sıva görülüyor.Bunu merak ederek yaşlı Datçalılara sorduğumda fakirlik yıllarında Kireç bulmak bayağı sorunmuş.Bu teknik ilk gördüğümde beni bayağı şaşırtmıştı ;binlerce yıl önce insanlar çimentonun ilk şekli bir harcı kullanırken neden burada böyle demiştim. Bu yapıların terkedildikten sonra hızla yok olmasında bu çamurla örülen duvarların dış etkenlere dayanaması da yatıyor.
Metin ve fotoğraflar izinsiz ve www.datcadetay.com adresi belirtilmeden kullanılamaz. sayfamı Web sitenizde paylaşmak isterseniz sadece linkini veriniz. |