Diğersayfalar
Knidos
Kap Krio
Burgaz
Antik Tanımlar
Datça Koyları
Datça plajları
Doğa yürüyüşleri
Datça Etkinlikleri
Datça'da
Görülecek yerler
Nihat Akkaraca
Ilıcasu değirmeni
Datça Yel Değirmenleri
Datça resim şenliği
Datça'dan götüreceklerimiz
Datça Köyleri
Datça Karaköy
Datça Kaleleri
Kemer Köprüsü
Soğuksu vadisi
Değirmen deresi
Eski Datça Mahallesi
Datça'da Bahar
Datça Haritaları
Önemli telefonlar |
| |

Muzaffer Özgen-Datça
ressam48@gmail.com

|

14 Nisan 2010 tarihinde arkadaşım Mehmet bey ile yarımadanın Betçe tarafına doğru yola çıktık . Bu sıralarda bahçe işleri ile bayağı uğraştım , biraz değişiklik olur dinlenirim dedim . Bir çok gezimde olduğu gibi bir planım yoktu , bakalım tesadüfler bizi nereye götürecekti . Önce Sındı köyüne uğradık amacım kooperatiften petek bal almaktı , onların balına bayağı alıştım .Sındı Kooperatifi ve sorunlarıyla ilgili ayrı bir sayfa yapacağım ; bayağı bir mücadele veriyorlar.

Ardından Yaka köyündeki Knidos Akademiye uğradık , heykeller bahçenin değişik yerlerine yerleştirilmiş ,onların fotoğraflarını çektik . Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat akademisi ile de ayrı bir sayfa yapıp bundan sonra Akademi ile ilgili çektiğim fotoğrafları orada toplayacağım .


Çeşmeköy ile ilgili daha önce bilgi vermiştim , Yaka'dan sonra Knidos yolu üzerinde fotoğraftaki gibi yörede horasan denilen, tuğla ve taş duvar örmekte kullanılan kum tepeciğinin olduğu yerde bir başka tepe üzerinde bir yel değirmeni var , daha önce değirmenin fotoğraflarını aşağıdan çekmiştim ,Mehmet bey'e biraz daha yakından çekelim mi deyince tepeye doğru yol aldık.

İki tepenin arasından Çeşmeköy görünüyordu , işte bu görüntü bugünkü konum oldu;Çeşmeköy evleri , daha sonraki kısımlarda bu evlerin ve Ağa konağının fotoğraflarını göreceksiniz .


Datça'da değirmenler özel şahıslara ait olduğu için araziyle birlikte satılıyorlar. Bu değirmenin akıbeti de öyle olmuş sanıyorum , ileride bir ev de görüldüğü için fotoğrafını uzaktan çekmek durumunda kaldım . Satın alanların çoğu bu yapıları konut şeklinde kullanma durumuna gidiyorlar burada da alt kısımda bir soba borusu görülüyor.

Tepeden Çeşmeköy çok güzel görünüyordu , eski taş evler bu görüntü de bayağı etkin . Daha önce yaptığım bazı sayfalarda ve " Datça Köyleri" sayfamda Çeşmeköy'den bahsediyorum .Cumalı köyüne bağlı bir mahalle ama Knidos ve sahile inen yollar üzerinde olması onu daha hareketli yapıyor .

Mehmet bey küçük bitkilerin fotoğrafını çekiyor.

Yola indiğimizde yakındaki taş yapıların fotoğrafını çekiyorum .

Biraz ileride sola dönen yol Çeşmeköy'e çıkıyor. Ortasında bir çeşme bulunan meydana çıktık , burası çeşmeköy'ün kalbi.
Yunan adalarını görenlerin söylediği ilk şey bu çeşit meydanlar oluyor .Ama maalesef Datça merkezinde böyle bir meydan bulamazsınız .

Meydandan sağa doğru gidiyoruz , amacımız Ağa konağının fotoğraflarını çekmek. Önümüze çıkan bu yapı kalıntısı dikkatimizi çekti ,kapının üzerinde Eski yazılı bir de mermer parça vardı. Eski resmi dairelerinden biriymiş.

Karşıda bu eski yapılar var.

Nasıl gideceğiz , birisine soralım falan derken imdadımıza Osman Fahri Keskin yetişti , eski yapıların ve Ağa konağının fotoğraflarını çekmek istediğimizi söyleyince ben sizi gezdirireyim dedi ve onun rehberliğinde gezimize başladık.

Dar sokaklardan ilerliyoruz , her taraf taş evlerle kaplıyken aralara beton yapılar girmiş . Eski Datça mahallesinde uygulanan kurallar burada uygulansa çok güzel bir kent ortaya çıkardı.

Solumuzdaki eski evin içine giriyoruz.

Bu yapılarda çoğunlukla planlar benzer şekillerde.


Yolumuza devam ederken Osman bey bizi bir evin bahçesinden geçiriyor , tam o sırada ev sahibi evden çıkmakta . Bu yöre insanları oldukça hoşgörülü , sıcak insanlar.

Arkadaki eski taş evin önünde fotoğraflarını çekiyorum.

Bu kısımlar da eskiden Ağa konağına bağlı yapılarmış .

Taş yapılar eklemelerle betonlaşmış.

İşte Çeşmeköy ağa konağı , tam karşıdan çektiğim fotoğrafı üzerindeki yazılar nedeniyle buraya koyamıyorum , yapının ön yüzü sıvalı .Uzaktan daha ihtişamlı görünüyor , kent silüetinin içinde hoş bir görüntü oluşturuyor.

Yapının içini de gezince İzmir Buca'daki eski tarihi evlerle bayağı benzerlikler gördüm.

Sıvasız kısımlarda yapı daha hoş görünüyor.

Alan dar olduğu için yapının tümünü fotoğraflıyamadım , arka kısım. Buradaki görünüş ve mimari tarz farklı .

Bu yapılar da depo , ağır gibi kısımlar.

Buradaki kavisli kısım ve taşların döşenişi ilginç.


Karşıda konağa girilen bahçe kapısı ,yapıya giriş yan taraftaki kapıdan.

Alt katta yine ocaklı bir kısım , Osman bey bir şeyler diyordu ama çevreyi incelerken atlamışım.

Osman bey bu kısmın kiler olduğundan bahsetti. Yapının içi ve çevresi berbat bir vaziyette.


Yukarı kata çıkıyoruz.

İlk dikkatimizi çeken tavan süslemeleri oldu.



Konağın her penceresinde ayrı bir Çeşmeköy manzarası var.


Değişik kullanımlar için bir çok dolap var.

Yukarıdaki ocaklı oda.


Merdivenlerden inip Çeşmeköy sokaklarındaki gezimize devam ettik .

Eski evlerin yerine yapılan bir çok yapıda yeni sahibinin zevki ön planda.



Eski doku bir çok yerde hala duruyor.

Tanıdık bir yüze rastlamak onlar açısından şaşırtıcı , bu dar sokaklarda.




Osman bey bizi çoğu kez evlerin bahçelerinden geçiriyor.


Merakla bakan bir çift göz.

Datça'da baharın son zamanları , papatyalar sararmış.

Ağa konağı buradan görünüyor.

Yeni sahiplerince tamir edilen evlerde duvar örme tekniğindeki farklılıklar görülüyor.

Eski evler kıymetli , alıp yerine yeni bir yapı yapılıyor.

Bu evlerin bir çoğu toprak damlı imiş , sonradan kiremitli veya düz beton çatı yapılmış.

Baca ustalığının ne denli önemli olduğunu gösteren bir örnek . Kendi bacası kimbilir nasıldı.




Sanki Batı Karadeniz manzarası gibi.

Çeşmeköy'den ayrılıp Yazı Köyde yemek molası verdik , köyün çıkışında içinde spor aletleri olan bir bahçe var , içindeki kamelyada yanımızda getirdiklerimizi piknik masası üzerinde yerken ileride bir yel değirmeni gördüm ve yemek işi biter bitmez oraya doğru yol aldık.

Yolumuz üzerinde rastladığımız antik bir duvar.


Değirmen göründü.

Değirmene yaklaşırken rastladığımız Kamuran arkadaş yüküne rahmen bizimle sohbet etti.

Bu yol Ege denizi'ne kadar gidiyor. Doğa yürüyüşü için güzel bir kulvar.


Değirmenin içinde tek kalan şey taş merdiven ,bir de incir ağacı.

Kullanılan taşlar çevreden toplanılan ,düzgün olmayan taşlar. Değirmenleri sitemdeki "Yel Değirmenleri" sayfamda topluyorum.


Günün son fotoğrafı , papatyaların arkasından yazı kalesinin görünüşü . Bir güzel Datça Gününü daha geride bırakırken yeni gezilerde buluşmak dileğiyle .
Metin ve fotoğraflar www.datcadetay.com adresi belirtilmeden kullanılamaz.sayfamı Web sitenizde paylaşmak için sadece linkini veriniz. |
|