<%@LANGUAGE="JAVASCRIPT" CODEPAGE="1254"%> Knidos Akropolis2

www.datcadetay.com

KNIDOS AKROPOLİS 2

                 
 

Ana Sayfa

Diğer sayfalar
 
Knidos
Kap Krio
Burgaz
Antik Tanımlar
Datça Koyları
Datça plajları
Doğa yürüyüşleri
Datça Etkinlikleri
Görülecek yerler
Nihat Akkaraca
Ilıcasu değirmeni
Datça Yel Değirmenleri
Datça resim şenliği
Datça'dan götüreceklerimiz
Datça Köyleri
Datça Karaköy
Datça Kaleleri
Kemer Köprüsü
Soğuksu vadisi
Değirmen deresi
Eski Datça Mahallesi
Datça'da Bahar
Datça Haritaları
Önemli telefonlar  
 

Muzaffer Özgen-Datça

muzafferozgen48@hotmail.com

 

Free web page counter

 

Akropole ilk girdiğim yerdeki duvarlardan dışarı çıkıyorum.

Sırtları takip ederek gideceğim , akropolden sonra şehir surları tepelerin en yüksek kısmından devam ediyor.

Burada taşların konuş şekli biraz değişik , sanki bir geçiş yeri gibi.

 

Surları takip ederek gidiyorum , burada olduğu gibi bir tepeye geliyorsunuz ; burada yol bitti gibi görünüyor ama yine aynı hizadan alçalarak iniliyor. Böyle sayısız tepeden geçtim.

Manzara eşsiz , etrafı seyredeyim derken yapacağınız bir dikkatsiz hareket buralarda çok tehlikeli. Her taraf sivri kaya.

 

Arkaya bakınca geldiğim yerler görülüyor.

Güney tarafı

Kuzeyde iskandil , Knidos'un hemen yanıbaşında geniş bir düzlük. Knidos ile ilgili kitaplarda buradan bahsedildiğine rastlamadım . Sayısız top sahası yapılabilecek kadar geniş , yeşil bir düzlük . Bence burası spor müsabakaları , şenlikler gibi etkinlikler için mükemmel bir yer. Yetkililere önerim buralarda bu aylarda Knidos şenlikleri yapılamaz mı? Datça' yı ve Knidos'u tanıtmış olurlar , turizme bir canlılık kazandırırlar.

İskandilden Knidos'a geçilen boğaz.

Bir şahin gibi hissettim kendimi , yükseklerden etrafı seyretmek değişik bir duygu.

 

Aşağıya kadar daha bir çok tepe var.

 

Sur duvarları devam ediyor.

 

Biraz önce geçtiğim tepe.

Bu duvarların yapılmasındaki neden daha önce de değindiğim gibi buraların savunma açısından hassas bir konumda olması.

 

Burada kule gibi kare bir alan var.

Duvarların sırtları takip ederek dizilişi burada da görülüyor.

Bir çok yerde duvar taşlarının büyük bir kısmı yok olmuş bu kısımlarda daha iyiler.

 

Duvarlar akropolde olduğu gibi geniş bir şekilde yapılmış.

 

İndiğim yerleri arada sırada fotoğraflıyorum.

Tam buraya daha önce Mehmet beyle gelmiştik , akropole çıkıyoruz diye.Sur duvarlarından sonra aşağıya inmiştik. Buna benzer de bir fotoğraf çekmiştim.

 

 

Duvarlar tepeden böyle görünüyorlar.

Burada duvarlar sağlam kalmışlar ,diğer kısımlardaki onca taş ne oldu merak ediyorum .Harçsız duvar örme kyklop tekniği görülüyor.

 

 

 

Kuzey limanı ( askeri liman ) bir havuz gibi

Zamanında buraya 20 ye yakın savaş gemisi demirliyebilirmiş. Limanın giriş kısmı bir zincirle kapatılıyormuş.Tabii Kap Krio'yu ana karaya bağlayan kısım biraz genişliyerek liman küçülmüş , dipteki kumlar ve antik dolgular da sığlaştırmış .Şimdi küçük balıkçı tekneleri kullanıyor.

Akdeniz tarafındaki Liman da antik çağda ticari gemiler içinmiş. Mendirekleri o günden bu yana aynı şekilde duruyor. Mendireklerin yapımında ana karadan ve Kap Krio'dan tonlarca büyüklükteki taşlar kesilerek kullanılmış.

 

Burası da ilginç , taşlar öbek şeklinde üst üste duruyor. Bu görüntüye sadece burada rastladım.

Duvarımız hala devam ediyor.

 

Buralarda duvar son buluyor , çünkü buralarda kayalar zaten doğal bir duvar oluşturuyor.

Aşağıda büyük yiyatrodan kalan tek parça olan yan duvarlar görülüyor.

Burada V şeklinde bir duvar sırası görülüyor.Aslında burası antik dönemde Akropole çıkılan yol . Bugün de en kolay güzargah burası. Büyük tiyatronun yanından tırmanarak çıkılıyor , yine de yorucu . Ben geçen defa bu yolu denemiştim. Sağa doğru giden duvarlara değil de sola gittim ve akropol yerine biraz önce değindiğim surlara çıktım.

Bu sırtta bir düzlük ve merdivenler var.

Aşağılarda da merdiven yer yer devam ediyor.

Bu yol akropole çıkmak için bir başka yol sanırım. Okuduğum bir yerde Yuvarlak tapınaktan akropole bir çıkış olduğundan bahsediyordu , deniyeceğim bakalım ne olacak.

 

Dikkat ederseniz ben de surların üzerinden yürüyerek geliyorum , surlar oldukça geniş o zaman da üzerinden yürünerek bir yol olarak kullanmışlardır.

Hala önümde bayağı bir yol var , buralarda sırt çok sivri , yürürken dikkat istiyor.

 

Burada bir yol olduğu görülüyor.

Antik kentin doğu- batı caddesi ve çevresindeki kalıntılar tepeden böyle görünüyor.

Yine merdivenler karşıma çıkıyor.

Biraz ileride kayalar oyularak yapılmış bir su yolu ve oyuk görünüyor.

Bu bölgede iki sarnıca rastlıyorum , Knidos'un ilk zamanlarından olduğunu düşünüyorum. Kayalar oyularak yapılmışlar , kenarlarında yağmur sularının içeriye girmesi için bir kanal da var.

 

 

 

Afrodit tapınağının hemen arka tarafında böyle bir koy var .

Koya inmek için merdivenli bir yol yapılmış . Knidos'lu heykeltraş Praksiteles Knidos afroditini yaparken denizden çıkan bir bayandan esinlenmiş diye geçiyor bazı kaynaklarda. Yine Knidos Aphrodite'sinin kopya heykellerinde de Afrodit hafifçe eğilmiş bir şekilde havlusunu alırken tasvir edilir. İşte Knidos Afrodit heykeline ilham olan güzelin yüzdüğü koy bu olmasın ?

 

Kentten koya rahatça geçebilmek için böyle bir geçit yapılmış.

Burada duvarlar yeniden görülüyor.

 

 

Resimde yatay çizgiler dinlendirici bir etki yapar , eğri çizgiler hareket verir ,gözümüzden yukarı çıktıkça dik çizgiler yaşamı bize vurgular. Fenerde bu kitlelerin içinde az bir yer kaplamasına karşın bu yaşam duygusunu bize vermekte. Rampasından gök yüzüne hareket edecek bir füze gibi duruyor.

 

Buradaki bu kaya oyularak yapılmış havuz ilginçti. İçi sıvanmış.

 

Afrodit tapınağının ( yuvarlak tapınak )ucu göründü . Son tepenin arkasında.

 

Burada düzgün taşlarla yapılmış kare biçiminde bir yer var kapı gibi kısımdan Afrodit tapınağına doğru geçiliyor.

 

Okuduğum bilgilere dayanarak bu patika yola girince , bahsedildiği gibi Afrodit tapınağının arkasındaki mağaraya çıktım.

Buradan çıkılarak üstte gösterdiğim dar geçitten Akropole ve koya iniliyordu. Halbuki daha önceki gelişlerimde mağaranın önden fotoğrafını çekmiştim ama çıkış kısmı ile ilgili bilgim yoktu.

Burada dik ve kumlu bir kısım var,kayıp düşmek ihtimali büyük , ama artık buraya kadar gelmişim , sonra gördüm ki düz ve kaygan görünümüne rahmen o kadar kkorkulacak bir durum yok.

Bu mağarada yapılan kazılarda Afrodit tapınağına ait erotik figürler , bir çok heykelcik bulunmuş. Kazan Amerikalı Prof. Iris Love.

Mağaranın alt kısmında böyle bir geçit var dışarıda tapınağın yanına açılıyor.

Mağaranın çıkışına doğru harçla örülmüş bu kısımlar var.

Ben mağaradan birden çıkınca Afrodit tapınağını gezen bu arkadaşlar oldukça şaşırmışlardır.

Daha önce gezilere birlikte gittiğim Mehmet Emin beyin doğa yürüyüşü yapan arkadaşları (Muğla ve çevresindeki ilçelerden ) ve Datça'dan bir yürüyüş grubu Yazı Köyden başlayarak Değirmenbükünden Knidos'a geldiler. Bu yoldan gelince Afrodit tapınağının oraya çıkılıyor.Datça'da yaşayan bayan yazar Suna Güler de yorgunluğunu böyle giderdi.

Bayağı kalabalık bir yürüyüş grubu Knidos'a bir canlılık getirdi .

Bu arada Datça Limanından Fikri kaptanın Knidos'ta olduğunu duyunca yanına gidip biraz lafladım.

 

Mehmet Emin bey ve arkadaşlarının gelmesini beklerken Afrodit tapınağının yanındaki yapıları tekrar inceledim , doğu - batı caddesi yönüne gittim , her gelişimde göremediğim ne kadar çok şey olduğunu görüyorum , sağ olursak daha defalarca buralara gelmem gerekecek. Bir çok yeni şey gördüğüm , yeni bilgiler edindiğim bir gezinin sonunda Datça 'ya gelirseniz Knidos'u mutlaka görün derim . Bu kenti gezerken biraz bilginiz olursa çok daha zevkli bir gezi olacağını söyleyebilirim.

 

 

Metinler ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz.

          

www.datcadetay.com